Deprem İkincil Travmalarla Devam Ediyor: Kronik Sorunlar ve Sosyal Değişim
Türkiye'de depremler sonucu yeni yaşam alanları kurulmadan inşaat öncelendiriliyor. Bu durum, toplumsal ve psikososyal sorunların kronikleşmesine yol açıyor. Deprem bölgesi içinde, binalar hızla inşa ediliyor ancak depremzedelerin gerçek ihtiyaçlarına uymuyor. Toplu konutlar tamamlanıyor olsa da insanlara yuva olamıyor ve konteyner kentler boşaltılıyor, nereye gidileceği belirsiz.
Psikososyal Etkenler Kronikleşiyor
Rapor, depremzedelerin zihinsel ve fiziksel iyilik halinin kronikleşmesini vurguluyor. Birçok katılımcı, '6 Şubat'ta kalmış olma' durumunu tarif ediyor ve çevresel uyaranların deprem anını sürekli yeniden çağrıştığını belirtiyor.
Ekonomik Zorluklar ve Geçim Sorunları
Eğitimden kopma, sınıf düzeyi gerilemesi, uygun yaşam ve çalışma alanlarının yokluğu ile gelecek belirsizliği sıkça dile getiriliyor. Çocuklar ve gençler, bireysel görüşmelerde en kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Gençler açısından ise riskli davranışlar ve umutsuzluk daha görünür hale gelmiş.
Toplumsal Değişim ve Eşitsizlik
Rapor, deprem sonrası toplumsal ilişkilerin ciddi bir dönüşüm geçirdiğini belirtiyor. Kadınlar, çoklu ve güvencesiz emek, artan bakım yükü ve duygusal sorumlulukları taşıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ise kamusal hizmete erişimdeki eşitsizlikler çerçevesinde derinleşen bir kriz alanı olarak öne çıkıyor.
Özet
Deprem bölgesi içinde, toplumsal ve psikososyal sorunların kronikleşmesine ve ekonomik zorlukların artmasına neden olan inşaat öncelikleri ve sosyal değişimler vurgulanıyor. Bu durum, depremzedelerin gerçek ihtiyaçlarına uymayan yeni yaşam alanları kurulmadan devam ediyor.