Türk Mutfak Eşyaları Sektörü, Çin'e Stratejik Ortaklığa Çağrıda
Türkiye'nin mutfak ve ev eşyaları sektörü, Çin rakibine karşı stratejik ortaklığa çağrısında bulundu. Ambiente Fuarı'nda yer alan firmalar, korumacılık tedbirleri yerine teknoloji ve yatırım odaklı iş birliklerini teşvik etti.
İhracatta geçen yıl yaşanan %3 değerde %10 miktarda kayıp durumda olan sektör, 270 milyar dolarlık dünya ithalat hacminden daha fazla pay almak isteyen pazarın %60'ını domine eden Çin'e stratejik ortaklık için yeşil ışık yakıyor. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Talha Özger, 'Çinli firmalarla iş birlikleri, sektörümüzü daha hızlı ileri taşıyabilir' ifadesini kullandı.
Özger, 'Çinli firmaların Türkiye’ye ihracatı giderek artıyor. Korumacılık tedbirleriyle bunu önlemeye çalışıyoruz ama ondan ziyade üreticiler olarak biraz daha teknolojiye, tasarıma, yatırım yaparak bunu önleyebiliriz. Aslında bu noktada Çinli firmalar bizim için önemli fırsat da sunuyor. Onlarla rakip olmak yerine, bazı alanlarda güçlerimizi birleştirmek, sektörümüzü daha hızlı ileri taşıyabilir. Çinlilerin üretim gücü ile bizim pazarlama kabiliyetimizi ve esnek üretim yapımızı bir araya getirecek iş birlikleri, orta ve uzun vadede önemli fırsatlar yaratabilir' dedi.
Türk mutfak eşyaları sektörünün küresel ölçekte kalıcı başarı elde etmesi için uzun vadeli bir vizyona ihtiyaç olduğunu belirten Özger, 'Bu iş, günü kurtaran adımlarla çözülecek bir konu değil. Orta, uzun ve daha da uzun vadeli bir stratejiye ihtiyaç var' vurgusu yaptı.
Özger, 'Fuarda bulunan 226 firmamızın tamamında en az iki-üç somut yenilik görmek mümkün. Bu kadar belirsizliğin, sıkıntıların ve maliyet baskısının olduğu bir dönemde dahi firmalarımız tasarım, teknoloji ve ürün geliştirme konusunda büyük bir çaba ortaya koyuyor' dedi.
Ambiente 2026'nın, Türk mutfak ve ev eşyaları sektörünün küresel vitrinlerinden biri olmağa devam ettiğini vurgulayan Özger, 'Fuarda kurulan temasların yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılların ihracat performansını da şekillendireceğini' söyledi.
Özger, 'Geçmişte “Çin denince fiyat, İtalya denince tasarım” denirdi. Bugün Çin, fiyat, kalite ve tasarımı aynı anda sunabiliyor. Bu tablo bize asla rehavete kapılma lüksümüzün olmadığını söylüyor' dedi.
Özger, 'Küresel rekabetin her geçen gün daha da sertleştiğini' belirtti ve 'Geçmişte “Çin denince fiyat, İtalya denince tasarım” denirdi. Bugün Çin, fiyat, kalite ve tasarımı aynı anda sunabiliyor. Bu tablo bize asla rehavete kapılma lüksümüzün olmadığını söylüyor' ifadesini kullandı.
Özger, 'Yakın pazarlarda güçlü olduğumuzu düşünerek gardımızı düşürdüğümüzde, rakipler bu alanı çok hızlı doldurabiliyor. Almanya bende, İtalya bende, Fransa bende gibi rehavete kapılırsanız rakip gelip onu alıyor' dedi.
Özger, 'İhracatın kalesi olan Avrupa pazarında “nasıl olsa biz güçlüyüz” diyerek gardın düşürülmemesi gerekiyor. Uzak pazarlara odaklanırken yakın coğrafyayı kaybetmemek zorundayız' vurgusu yaptı.
Özger, 'İhracat önce yakın pazarda başlar, sonra uzak pazarlara yayılır. Bugün yakın pazarlardaki ve Avrupa’daki küçük kayıplar bile toplam ihracat performansını ciddi şekilde etkileyebiliyor' dedi.
Özger, '2026 yılı hedefi olarak ihracatın mevcudu korunması ve kaybedilen pazarların geri alınması belirlendi. Finansal dayanıklılık riski, özellikle yatırım sürecinde bu krize yakalanan firmaların finansal sağlığı hayati önem taşıyor' vurgusu yaptı.
Özger, 'Türk firmalarının kalıcı başarı için uzun vadeli markalaşma stratejisi şart. Küresel rekabette yeni dengeler, Hindistan’ın Çin’i de geride bırakarak oyuna girmesi, küresel tedarik zincirindeki oyuncuların yer değiştirdiğini gösteriyor' dedi.
Türk Mutfak Eşyaları Sektörüne Stratejik Ortaklığa Çağrı
Türkiye'nin mutfak ve ev eşyaları sektörü, Çin rakibine karşı stratejik ortaklığa çağrısında bulundu. Ambiente Fuarı'nda yer alan firmalar, korumacılık tedbirleri yerine teknoloji ve yatırım odaklı iş birliklerini teşvik etti.
Özger, 'Çinli firmaların Türkiye’ye ihracatı giderek artıyor. Korumacılık tedbirleriyle bunu önlemeye çalışıyoruz ama ondan ziyade üreticiler olarak biraz daha teknolojiye, tasarıma, yatırım yaparak bunu önleyebiliriz' dedi.
Özger, 'Çinli firmalarla iş birlikleri, sektörümüzü daha hızlı ileri taşıyabilir. Çinlilerin üretim gücü ile bizim pazarlama kabiliyetimizi ve esnek üretim yapımızı bir araya getirecek iş birlikleri, orta ve uzun vadede önemli fırsatlar yaratabilir' vurgusu yaptı.
Finansal Dayanıklılık Riski
Özger, 'Finansal dayanıklılık riski, özellikle yatırım sürecinde bu krize yakalanan firmaların finansal sağlığı hayati önem taşıyor' vurgusu yaptı.
Özger, '2026 yılı hedefi olarak ihracatın mevcudu korunması ve kaybedilen pazarların geri alınması belirlendi. Finansal dayanıklılık riski, özellikle yatırım sürecinde bu krize yakalanan firmaların finansal sağlığı hayati önem taşıyor' dedi.