Dezenfasyonun 2026 Yılında Kritik Olması
Küresel liderler zirvesi kapsamında soruları yanıtlayan QNB Genel Müdürü Tan, Türkiye'nin enflasi ve risk primleri konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiği 2025 yılı hakkında detaylı bir değerlendirme yaptı. Tan'ın ifadelerine göre, dezenfasyon sürecinde kritik öneme sahip olan 2026 yılının başlaması bekleniyor.
Enflasi ve Risk Primleri Üzerinden Değerlendirme
Tan'ın belirttiği gibi, Türkiye'nin enflasyonu son yıldaki yüzde 30.9 seviyesine kadar düşmüştür; bu rakam sene başındaki yüzde 45-46'lara göre önemli bir ilerleme göstermektedir.
Merkez Bankası'nın rezervlerinin tarihi seviyelerde olduğu ve net rezervlerin 70 milyar dolar, brüt rezervler ise 200 milyarı aşan durumda olduğunu belirtti. Bu durumu değerlendiren Tan'ın ifadesine göre; bu faktörleri dezenfasyon sürecinde önemli bir silah haline getirebilir.
Ekonomik Program ve Uygulama Süreci
Tan, ekonomik programda etkilerin geciktirdiği sene hakkında detaylı bilgi verdi. Ekonomik uygulamaların sonuçları beklenenden daha yavaş geliştiğini belirtirken de bu sürecin uzun soluklu olduğunu vurgular.
2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Tan, yıl sonu enflasyonun yüzde 23-24 seviyelerinde gerçekleşeceğini öngördü. Ocak ayıda beklenenden daha yüksek bir enflasi oranına rastlandığını da belirtti.
Türkiye'nin Ekonomik Durumu ve Bankacılık Sektoru
İlk olarak Türkiye ekonomisinin genel durumunu ele alarak, CDS'in 210 seviyesinde olduğunu ifade eden Tan'ın sözlerine dikkat çekiyoruz. Bu sene de bu yolda büyük bir hareket olmayacağını düşünüyor.
Tan ayrıca bankacılık sektörü konusunda da bilgi verdi, 2015'te karlılıkların baskı altında olduğu ve net faiz marjlarının regülasyonların etkisiyle oldukça dardığını belirtti. Bu durumu ele alarak Tan'ın görüşlerine göre; bankacılık sektörü enflasiyla paralel öz kaynaklarla birlikte, sermayelerin erimediği seviyeye ulaşabilir.
Öneriler ve Beklenen Gelişmeler
Tan'ın 2026 yılına ilişkin önerisi de önemli. Belki iki çeyreklik veya üç çeyreklük gecikme olduğuna dair ifadelerine bakarak, bu süreç uzun bir yolculuğa işaret etmektedir.
Öngörüleri doğrultusunda 2026 yılı için de büyük hareket olmayacağını düşünüyor. Bu bağlamda bankacılık sektörü daha da iyileşebilmesi ve enflasyonla paralel öz kaynaklar elde etmelerine yönelik öneriler sunulabilir.