Türkiye Ekonomisi 2026 Yılı için Stratejik Tehditler
Türkiye ekonomisi 2026 yılında en büyük tehlike olarak jeopolitik riskler belirlenmiştir. Bu, Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından yapılan anketin sonuçlarına göre ortaya çıkmıştır. ESİAD Başkanı Sibel Zorlu, AB-Hindistan ve AB-Mercosur anlaşmalarının Türkiye sanayisine stratejik bir tehdit oluşturacağını vurguladı.
Zorlu, AB'nin Hindistan ile el sıkışması ve Mercosur ile imzalanan anlaşmaların Türk ekonomisinin kazanımlarını erozyona uğratabileceğini belirtti. Bu anlaşmalar, Avrupa pazarında rekabet artışı ve Türkiye sanayisinin mevcut pozisyonlarının tehlikeye girdiğini göstermektedir.
Türkiye'nin Küresel Dış Politika Stratejisi
Dışişleri Bakanlığı Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Türkiye'nin küresel ölçekte izlediği aktif ve çok boyutlu dış politika stratejisini açıkladı. Türkiye, dünyada üçüncü en geniş temsil alanına sahip bir ülke olarak, 264 dış temsilciliğiyle dünyanın hemen her yerinde diplomatik ayak izine sahiptir.
Kebapçıoğlu, dış politika stratejisinin temel hedeflerini dört başlık altında sıraladı: bölgemizde barış ve güvenliğin temin edilmesi, dış ilişkilerimizin kurumsal zeminin güçlendirilmesi, bölgesel refah ortamının geliştirilmesi ve küresel hedeflerimizin ilerletilmesidir.
ESİAD'ın düzenlediği anket sonuçlarına göre, sanayicide iyimserlik duyulmamakta. Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget, 2026 yılına dair beklentilerin temkinli olduğunu belirtti ve iş dünyasına kritik uyarılar verdi.
Bilget, Çin'in devlet destekli üretim gücü karşısında sadece maliyetleri düşürerek rekabet etmenin imkansız olduğunu vurguladı. İş dünyası için, maliyetlerdeki artışın piyasaya yansımaması ve finansmana erişimin önemini vurguladı.
ESİAD'ın anket sonuçlarına göre, iş dünyasının en önemli konuları arasında hukukun üstünlüğü, ekonomik istikrar, öngörülebilirlik ve finansmana erişim yer alıyor. Ayrıca, yatırım kararlarını etkileyen diğer unsurlar arasında maliyetlerdeki artış, teşvikler, kurlardaki belirsizlik ve vergi sistemi bulunuyor.