Amerika Hisse Senedlerine Yönelik Değişim
Geçtiğimiz bahar döneminde piyasalarda “Sell America” (Amerikan hissedeki seneleri sat) söylemi öne çıkarken, 2026 itibarıyla Wall Street’te hakim strateji ise tam tersine “buy everywhere else” anlayışı oldu. Yatırım dünyasında ABD borsalarının yıllar boyunca tek oyun alanı olarak görülmesi halinde, yatırımcılara göre bu durum artık değişiyor ve Amerika hisselerinin belirgin üstünlüğü daralıyor gibi görünüyor.Analiz: Truist Advisory Services Baş Yatırım Yetkilisi Keith Lerner'ın “Şu anda küresel bir boğa piyasasındayız. Artık hikaye sadece ABD’den ibaret değil” ifadesi, bu durumu açıkça ortaya koymaktadır.
Küreselleşen Piyasa Stratejileri
Yatırım dünyası 2026 yılında Amerikan hisselerine yoğunlaşma yerini daha dengeli ve uluslararası ağırlıklı portföylere bırakmaya başladı. Truist Advisory Services Baş Yatırım Yetkilisi Keith Lerner, “Şu anda küresel bir boğa piyasasındayız” ifadesinde bulundukça bu durumun devam etmesi bekleniyor.Analiz: Avrupa ve Asya hisselerinin güçlü performansı 2026'nın ilk haftalarında Stoxx Europe 600, Güney Kore’nin Kospi endeksi ve MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi gibi göstergeleri önemli ABD endekslerini geride bıraktığını gösteriyor. Japonya’da ise Nikkei 225 endeksi, Başbakan Sanae Takaichi'nin erken seçim zaferinin ardından yeni bir rekor seviyeye ulaştı.
Yatırım Yönleri: 'Sell America' Anlayışının İkinci Perdesi Değil
Piyasalarda ‘yalnız kurt’ alarmın, dipten almak derken dibe vurmak ifadesine uymakta. Sermaye akışı hızlandı ve 2024 sonundan bu yana aylık girişlerde belirgin bir artış yaşanıyor.Analiz: Resonate Wealth Partners CIO’su Alex Guiliano, “Uluslararası piyasalarda kazanmanın pek çok yolu var gibi görünüyor” ifadesinde bulundukça ABD hisselerine yönelik yoğunlaşma yerini daha dengeli ve uluslararası ağırlıklı portföylere bırakmaya yönlendirilmiş olup bu eğilimin ikinci perdesi olmadığını vurguluyor.
Doların Zayıflaması: Yabancı Varlıklara Odaklanma İstemi
ABD dolarının 2022 zirvesine kıyasla yaklaşık yüzde 10 değer kaybetmesi, yabancı varlıklara olan ilgiyi arttıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Doların zayıflaması, yabancı şirketlerin kazançlarını dolar bazında daha cazip hale getiriyor.Analiz: Angeles Investments CIO’su Michael Rosen'ın portföyünü uzun yıllar ABD’nin büyük teknoloji şerilerinde yoğunlaştırdığını ancak son bir yılda Avrupa ve Çin ağırlıklı küçük ölçekli ve değer hisselerine yöneldiğini söyledi. Bu değişimi “bizim için oldukça büyük bir adım” sözleriyle tanımladığından, doların zayıflamasının yatırımcılara yabancı varlıklara odaklanma istemi verdiğini görebiliriz.
Amerika Hisse Senedlerine Karşı Temkin Artıyor
Buna karşın Wall Street’te herkes ABD dışına yönelmiş değil. Mercer Advisors CIO’su Don Calcagni, S&P 500'ün geçen yılki çift haneli getirisini hatırlatarak Amerika ekonomisinin “istisnai” konumunu koruduğunu belirtti.Analiz: Artan kamu borcu ve siyasi-ekonomik belirsizliklerin yatırımcıları daha dengeli bir dağılıma yönlendirdiği ifade ediliyor. Calcagni, “Bu Amerika’yı satmak anlamına gelmiyor; ancak portföyleri daha eşit ağırlıklı bir yapıya kavuşturmak için güçlü gerekçeler var” dedikça ABD ekonomisinin küresel piyasalara liderlik etmeye devam edeceğini düşünüyor, ancak farkın önceki yıllarına kıyasla sınırlı olabileceği belirtiliyor.
Yeni Yüzlerde Uzlaşma: Yapay Zeka ve Küçük Ölçekli Şirketlere
Son üç yılda yapay zeka yatırımı öncülüğünde güçlü getiriler sağlayan ABD hisselerinde ivmenin yavaşlaması da yatırımcılara yeni fırsatlar aramaya itiyor. Büyük ölçekli şirketler ve geleneksel “blue-chip” (yüksek yatırım yapılabilecek değerli hisseler) hisseler de son haftalarda ana endekslerin üzerinde performans gösterdi.Analiz: Uzmanlara göre yatırımcıların uzun süredir ABD’ye odaklanan bakış açısının genişlemesi ve küresel çeşitlendirme, yeniden güçlü bir yatırım teması olarak öne çıkıyor.