Kadınların Alkolu Tüketiciliği: Östrojenin Rolü
New York'taki Weill Cornell Medicine'den yapılan yeni bir araştırmada, kadınların östrojen seviyesi yüksekken daha fazla alkol tüketmeye eğilimleri ortaya çıkarıldı. Bu bulgular, özellikle erkekler üzerinde yapıldığı alkol tüketme çalışmaları ile karşılaştırıldığında kadınlarda alkol tüketme davranışlarını anlamak için önemli bir adım ilerlemeyi temsil ediyor.
Dr. Kristen Pleil ve ekibi, dişi farelere alkol vererek ve hormon seviyelerini inceledikleri süreçte, östrojenin bu davranışları düzenleyen rolünü ortaya koydu. Örneğin, dişi farelerin östrojen seviyeleri yüksekken düşük olduğu günlerde çok daha fazla içtiğini keşfetti.
Östrojen ve Alkolu Tüketiciliği
Beyin bölgesindeki nöronların uyarılması, alkol tüketiminin düzenlenmesinde önemli bir rol oynadığı tespit edildi. Dr. Pleil, 'Bir dişi, alkol içeren şişeden ilk yudumunu aldığında bu nöronlar çılgına dönüyor' demekte ve 've eğer yüksek östrojen durumundaysa, daha da çıldırıyorlar' eklemektedir.
Araştırmacılar, hormon seviyeleri yükseldiğinde östrojeni kontrol etmek alkol tüketimini engelleyebileceğini de belirtiyor. Bu bulgular, alkolizm tedavisinde yeni yollar açabilecek ve kadınların özellikle bu konuda daha fazla dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.
Özel olarak Britanyalı kadınlar, kısa sürede aşırı alkol tüketimde dünyadaki kadınlar arasında listenin başında yer aldığını gösteren bir araştırmada, 2016 ile 2021 yılları arasında Birleşik Krallık'ta bu şekilde hayatını kaybeden kadın sayısının yüzde 37 arttığını ortaya koydu. Bu artışın markaların özellikle kadınları hedef alarak pazarlama yapması sorumlu tutulduğu belirtiliyor.
Kadınlar, özellikle alkolle ilişkili hepatit olmak üzere daha ciddi karaciğer hastalıklarıyla başvurma eğiliminde ve bunu erkeklere kıyasla daha kısa süre aşırı alkol tüketimi ve daha düşük günlük alkol alımının ardından yapıyorsa, bu durum vücut büyüklüğü ve bileşimindeki farklılıklarla açıklanabilir.