İsrail Güvenlik Kabinesi'nin Kararları: Batı Şeriada Yeni Bir Adım
İsrail Güvenlik Kabinesi, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin Yönetimi kontrolündeki bölgelerde İsrail’in denetim ve müdahale yetkilerini artıran kararları onayladı. Bu düzenlemeler, Filistinlilere ait arazilere yönelik iddialarla ilgili olarak İsrail’in faaliyetlerinin artırılmasına öncelik veriyor.
İsrail'in Batı Şeriada Yeni Adımı
Batı Şeria’da işgal altında bulunan bölgelerde, İsrail’in denetim ve müdahale yetkilerini artıran kararlar onaylandı. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, güvenlik kabinesi toplantısında yaptığı açıklamada, alınan kararlarla “İsrail'in tüm topraklardaki varlığını derinleştirdiklerini ve Filistin devleti fikrini ortadan kaldırmayı hedeflediklerini” ifade etti. Bu düzenlemeler, Batı Şeria’daki Filistinlilere ait arazilere yönelik müdahaleleri kolaylaştırıyor.
İsrail'in Faaliyetlerinin Artışı
Kararların kapsamında “su ihlalleri, arkeolojik alanlara zarar verilmesi veya çevre kirliliği” gibi iddialar öne sürüldü. Bu sayede İsrail’in bölgedeki denetim ve müdahalelerinin artırılmasının önü açılıyor. Ayrıca, Batı Şeria’nın güneyinde yer alan El Halil kentinde ruhsat ve inşaat yetkilerinin Filistin Belediyesinden alınarak İsrail ordusuna bağlı “Sivil İdare”ye devredildi.
Netanyahu'nun ABD Ziyareti Öncesinde Kararlar
Kararların, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'in İran ve diğer bölgesel konuları görüşmek üzere ABD Başkanı Donald Trump ile Washington’da yapması beklenen görüşmeden birkaç gün önce açıklanması dikkat çekti. Bu durum, Batı Şeriada İsrail’in faaliyetlerinin artışıyla ilgili endişeleri artırıyor.
İsrail'in Batı Şerideki Varlığı
Batı Şeria’da işgal altında bulunan bölgelerde, yaklaşık 3 milyon Filistinli İsrail askeri yönetimi altında yaşamını sürdürüyor. Bu arada, Filistin toprakları üzerine inşa edilen 365 Yahudi yerleşiminde 500 binden fazla İsrailli yerleşimci, İsrail yasalarına tabi olarak hayatını sürdürüyor.
Uluslararası Reaksiyonlar
Batı Şeriada yapılan bu düzenlemeler, uluslararası hukuka aykırı şekilde Filistin toprakları üzerine inşa edilen Yahudi yerleşimlerle ilgili iddialarla birlikte dikkat çekiyor. Bu durum, Batı Şerideki gerilimin artmasına ve uluslararası reaksiyonlara yol açıyor.